AMH anne karnında erkek bebeğin gelişimi süresince testis

Spermiogram (sperm analizi, sperm tahlili, meni tahlili, semen analizi) sperm sayısını, şeklini, hareketini değerlendirmeye yönelik bir testtir. Sperm sayısı, normal spermlerin anormal şekilli spermlere oranı, hareket derecesi iyi olan sperm miktarı değerlendirilir. Ayrıca verilen semen örneğinin miktarı, pH’sı, rengi, lökosit varlığı, fruktoz miktarı, likefaksiyonu gibi özellikleri değerlendirilir. Belli zaman dilimlerinde spermlerin hareketliliği incelenir. Hareket tiplerine göre sınıflama yapılır.
(Meni = Ejakulat = Semen = Döl sıvısı)

3 günlük cinsel perhizden sonra yapılır. İşlemin doğru sonuç vermesi için sperm örneği en gec 1 saat içinde laboratuara ulaştırılmalı, tercihen sperm örneği laboratuara yakın bir mekanda verilmelidir. Bu amaçla infertilite merkezlerinde sperm örneği verebileceğiniz bir alan ayrılmıştır.

Sperm değerlendirme kriterleri, birkaç farklı sınırı kullanır. Kruger kriterleri özellikle sperm şekil bozukluklarını göz önüne alan bir değerlendirme yöntemidir. Özel bir boyama sonrası sperm şekil (morfoloji) özellikleri incelenerek sperm örneğinin fertilite (doğurganlık) kapasitesi belirlenir. Sperm analizi sonucuna göre ideal olarak karar verebilmek için 1 ay ara ile yapılmış en az 2 farklı sperm örneği incelenmelidir. Sperm analizinde bir fertilite sorunu saptanırsa erkeğin fiziksel ve hormonal ileri muayenesine geçilir. Sperm üretim döngüsü 2-3 ayda bir tekrarlanır. Yani üretilen bir sperm 2-3 ay sonra semene salgılanacaktır. Aynı şekilde kişinin karşılaştığı zararlı etkenler veya tedavi için kullanılan faydalı ilaçlar da sperm üretimini 3 ay içinde etkileyebilir. Semen analizi sonuçlarını değerlendirirken bu süreç akılda tutulmalıdır.

Normal sperm analizi değerleri (WHO 2010):
– Volüm (hacim) 1.5 ml’den fazla olmalı
– Sperm konsantrasyonu 15 milyon/ml ‘den fazla olmalı
– Total sperm sayısı 39 milyondan fazla olmalı
– Ph 7.2 ‘den büyük
– Total motilite: % 40’den fazla olmalı
– Progresif motilite: %32’den fazla olmalı
– Morfoloji %4 ‘den fazla olmalı (KRUGER STRICT)
– Morfoloji % 30 normal ‘dan fazla normal (WHO)
– Lökosit 1 milyon/ml’ den az olmalı
– Yuvarlak hÜcre 5 milyondan az olmalı
– Viabilite %58’den fazla olmalı
– İmmünobead aglutinasyon (MAR testi): %50’den az olmalı
– Çinko > 2.4
– Fruktoz >13

tıkanıklık ise genellikle ameliyat tedavisi ile düzelir.

AMH TESTİ VE DEĞERLENDİRİLMESİ
AMH (anti-müllerian hormon) kadın ve erkek vücudunda bulunan glikoprotein yapısında bir maddedir.
Transforming growth β (TGF-β) ailesinin bir üyesidir. Çeşitli fonksiyonları olmasına rağmen başlıca fonksiyonu cinsiyet farklılaşmasıdır. İsmi de zaten buradan gelmektedir.

“Anti-müllerian” kelimesinin anlamı: Müller karşıtı demektir. Müller kanalı (paramezonefrik kanal) dişi fetusta tüp, rahim ve vajinanın oluşmasını sağlayan kanaldır. Döllenme ve gebelik sonucunda erkek fetus meydana gelirse testislerden anti-müllerian hormon salgılanarak bu kanalın gelişmesini engeller. Yani erkeklerin anne karnında gelişimi sırasında rahim, yumurtalık ve tüp gibi kadınlık organlarının gelişmemesini bu hormon sağlar. AMH’nin ismi bu görevinden esinlenerek konulmuştur. Müllerian inhibiting substance (MIS) veya Müllerian inhibiting Factor (MIF) olarak da adlandırılır.
Müller kanalını ilk tarif eden bilim adamı: Johannes Peter Müller’dir.

AMH anne karnında erkek bebeğin gelişimi süresince testis dokusundaki sertoli hücrelerinden salgılanarak müller kanalının gelişmesini engeller. Eğer anne karnındaki bebek dişi ise testis dokusu olmadığı için AMH bu şekilde salgılanamaz ve müller kanalı (rahim, rahim ağzı, tüp, vajinanın üst kısmı) gelişir.

Kadınlarda Anti-müllerian hormonun salgılanması anne karnında 36. haftada iken overlerde granülosa hücrelerinde başlar ve doğumdan sonra da menopoza girene kadar devam eder. Kadınlardaki AMH düzeyi erkeklere göre hayat boyunca daha düşük seyreder. Kadınlarda salgılanan AMH’nin görevi folikül seçimini düzenlenmesidir. Kadınlarda yumurtlama dönemi boyunca küçük preantral foliküller büyüyerek antral foliküllere dönüşür ve yumurtlama meydana gelir, bu aşamalardaki hızı ve seçiciliği AMH sağlar.

Kadınlarda AMH yumurtalıklarda (overde) bulunan foliküllerden salgılanır. Foliküller yumurta hücresi taşıyan keseciklerdir. Küçük foliküller yani çapı 6 mm’ye kadar olan primer ve preantral, antral foliküllerin duvarındaki granülosa hücrelerinden AMH salgılanabilir. Büyük foliküllerde ve atreziye uğrayan foliküllerde AMH üretilmez. Kadınlarda doğumdan menopoza kadar AMH salgılanması devam eder.

Hormonal bozukluklarda da sebebe yönelik tedavi

Azoospermi (azoospermia) durumunda meni vardır ancak menide hiç sperm yoktur, mikroskopik inceleme (spermiogram) sonucunda menide hiç sperm görülemez. Eğer hastada meni yoksa bu duruma aspermi denir. Azoosperminin başlıca nedenleri sperm kanallarında tıkanıklık olması, sperm üretiminin olmaması ve hormonal bozukluklar olarak üçe ayrılabilir. Tek bir spermiogram sonucuna bakılarak azospermi teşhisi koyulmaz, en az 1 ay ara ile bakılan 2 sperm sonucunda hiç sperme rastlanmamışsa azoospermi teşhisi koyulur.
(Meni = Ejakulat = Semen = Döl sıvısı)

Azospermi tedavisi:
Nedenin ne olduğunu araştırmak için üroloji uzmanları tarafından muayene, hormon tahlilleri, ultrasonografi, sperm tahlili (spermiogram) gibi çeşitli tahliller yapılır. Sebep eğer tıkanıklık ise genellikle ameliyat tedavisi ile düzelir. Hormonal bozukluklarda da sebebe yönelik tedavi verilebilir. Ancak sebep sperm üretiminde bozukluk ise (nonobstruktif azoospermi) bu hastaların büyük kısmındatek çare testis biyopsisi ile sperm aramaktır (Mikro TESE). Micro TESE yani testiküler sperm ekstraksiyonu testisten biyopsi yöntemi ile sperm aranmasıdır, bu yöntem ile hastaların yarısında hiç sperm bulunamazken diğer yarısında az sayıda sperm hücresi görülebilir ve bu spermler alınarak IVF-ICSI (tüp bebek) yönteminde kullanılabilir. Mikro TESE yöntemi ile sperm bulunamayan hastaların çocuk sahibi olabilmesi için günümüzde uygulanabilecek bir yöntem yoktur. Ancak bu konuda yapılan bazı araştırmalar önümüzdeki yıllarda kök hücre veya spermatogonyum kullanılarak sperm elde edilmesini sağlayabilir. Bu konudaki yeni gelişmeleri androloji.info sitesinden takip edebilirsiniz.